TABERİ TARİHİ - 2
Yurdaer İhsan AKSOY 2009

Taberî Tarihi’nden aldığımız ikinci örnek, hepimizin bir yerlerde, bir şekilde bahsini duyduğumuz “Yedi Uyurlar” / “Ashâb-ı Kehf” olayıdır. Arapça’da “ashâb”; arkadaş olanlar, “kehf”; mağara, sığınacak yeraltı anlamlarına gelmektedir. Taberî bu olayı da şu şekilde anlatmaktadır:

“Ashab-ı Kehf Tanrı’ya iman eden gençler olup, vasıfları yüce Tanrı’nın kitabında elçisi Muhammed’e (s.m.) anlatılmıştır. Tanrı kitabında: “Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim’i harikalarımız arasında acayip bir harika mı sandın ?” (Kehf Suresi:9) demektedir. Ayette anılan Rakim’den maksat bu gençlerinmensup olduğu kavmin kitabı olup, onlar kendileri ile ilgili haber ve kıssaları bir levhaya yazarak sığındıkları mağaranın ağzına yerleştirmiş veya yazıtı dağların taşlarına yazmış veyahut da gençler mağaraya sığınırken bu kitabı bir sandığın içine koyarak bırakmışlardı.

Bize İbn Beşşar söyledi, ona ve arkadaşlarına Abdurrahman, onlara da İsrail söylemiş, o, Simak’tan, o da İkrime yoluyla İbn Abbas’tan şunu rivayet eder: Bunların sayılarını pek az kişi bilir ki, ben de onlardan biriyim; onlar yedi kişi idiler.

Bize Bişr söyledi, ona ve arkadaşlarına Yezid, ona da Sa’id söylemiş, o Katade’den rivayet eder, o da; bize İbn Abbas şunu söyledi der; bu gençlerin hallerini bilmek suretiyle Tanrı tarafından müstesna kılınan ve sayıları az olan kimselerden biri de benim, onlar yedi kişi olup, sekizincisi de köpekleri idi.

Tanrı’nın kitabında bahsedilen bu gençler uykularından kalktıkları zaman onlar için yemek satın alanın adı Yemnih idi. Tanrı, onların bu halini kitabında hikâye ederek şöyle diyor: “... aranızdan birinizi bu gümüş paralarla şehre gönderiniz, kimin yemeği daha güzel ve helal ise, ondan size yemek alsın ..” (Kehf Suresi:19)

Bize İbn İbn Humeyd’in, ona ve arkadaşlarına Seleme’nin İbn İshak’tan naklettikleri rivayete göre bu gençlerin sayısı sekiz olup, dokuzuncuları köpek idi, der. Bize İbn Humeyd söyledi, ona ve arkadaşlarına İbn İshak’tan naklen Seleme şunu söylemiştir: Aralarında en büyüğünün ve hepsinin namına söz söyleyenin adı Meksemlina, diğerlerinin adları sırasıyla; Mahsemlina, Yemliha, Martus, Kusutans, Biruns, Resmuns, Betuns ve Falus’tur.

Köpeklerinin adı ise Kıtmir idi. Onlar hepsi de gençtiler. Bize İbn Humeyd söyledi, ona ve arkadaşlarına İbn İshak’tan naklen Seleme söylemiş, o Abdullah bin Ebu Nüceyh’den, o da Mücahid’den şunu rivayet eder; bana söylediklerine göre onların bazıları çok genç olduklarından derilerinde benekli hastalık (1) vardı.

Tanrı, puta tapan bir kavimden olan bu kimselere hidayet etmişti. Bizden önce geçip giden bilginlerden bir grupun rivayetine göre, onların dini İsa şeriatı idi. Bize İbn Humeyd söyledi, ona ve arkadaşlarına El Hakem bin Bişr ve onun rivayetine göre de, Amr bin Kays el Melaî, ayette adı geçen Ashab-ı Kehf ve Ashab–ı Rakim’i açıklarken, bu gençlerin İsa bin Meryem dininde ve İslamiyet inanışında olduklarını söylemiştir.

Mensupu oldukları kavmin hükümdarı kâfirdi. Ravilerden (rivayet edenlerden) bazılarına göre gençler Mesih’ten önce yaşamışlar ve mağaraya sığınma hadisesi de Mesih’ten önce cereyan etmiştir. Mesih ise onları kavmine haber vermiştir. Yüce ve kutlu Tanrı, onları, Mesih’in göğe kaldırılmasından sonra ve İsa ile Muhammed (A.m.) arasındaki fetret zamanında (vahiy ve semavi hükümlerin sükûn zamanında) uykularından uyandırmıştır. Daha doğrusunu Tanrı bilir. Bizden önce yaşamış olan İslam bilginleri, bu hadisenin Mesih’ten sonra cereyan etmiş olduğu fikrindedirler. Bu olayın, Fars’ta küçük hükümetler idaresi devam ederken vuku bulduğunu eski çağın tarihini bilenlerden kimse reddetmez.

O zaman, putlara tapan ve Dekinis (2) adını taşıyan biri hükümet sürüyordu. Ona, bu gençlerin kendi dininden aykırı gitmekte oldukları haber verildiği vakit, onları takibe koyuldu. Gençler kendi dinlerinde sebat ederek şehirden uzaklaştılar ve kendileri gibi Hıristiyan olan ve çiftçilikle uğraşan bir arkadaşlarının yanına varıp, hükümdar tarafından takip edilmekte olduklarını anlattılar. Yanında köpeği olan çiftçi de onlara katıldı. Hepsi de geceleyin bir mağaraya sığınarak; geceyi burada geçirelim de yarın ne yapacağımızı düşünürüz, dediler. Fakat Tanrı onların kulaklarına sağırlık vererek uykuya daldırdı. Onları takip eden hükümdarın adamları, sığındıkları mağarayı keşfettiler, fakat mağaranın önünde herkes korkuya tutulduğundan kimse içeriye giremedi. Nihayet aralarından biri; onları ele geçirdiğimizde öldürecek değil miyiz ? öyleyse mağaranın ağzını kapatalım da susuzluktan ve açlıktan ölsünler, dedi. Arkadaşları da bu fikri kabul edip mağaranın ağzını kapattıktan sonra çekilip gittiler.


Uzun seneler geçtikten sonra, bir çoban mağaranın yanında yağmura tutulmuş ve mağaranın ağzını açarak koyunlarını içeriye sokmak istemişti. Nihayet uğraşa uğraşa koyunlarını sokabilecek kadar bir delik açmaya muvaffak oldu. Tanrı, o gün sabahleyin onların ruhlarını cesetlerine iade etti. Aralarından birini gümüş paralarla yiyecek satın almak üzere pazara gönderdiler. Adam şehrin kapısına geldiği zaman, ahalide kendisinin alışmadığı halleri görüyordu.

Tüccardan birinin yanına gelerek şu para mukabilinde bana yiyecek ver, dedi. Tüccar; sen bu dirhemleri nereden aldın ? diye sorduğu zaman, o; arkadaşlarımla dün bir yere sığınmıştık, sabah olunca bu parayı vererek beni pazara gönderdiler, diye cevap verdi. Tüccar; bu paralar falan hükümdar zamanında çıkarılmıştır, dedikten sonra onu hükümdar katına götürdü.



Salih (iyi huylu) bir zat olan hükümdar da ondan; bu paraları nereden aldın ? diye sordu. O, dün arkadaşlarımla şehirden çıkıp şu mağaraya sığınmıştık, sabah olunca arkadaşlarım bu paraları elime vererek beni pazara yemek almak üzere gönderdiler, diye cevap verdi ve mağarayı tarif etti. Hükümdar ondan arkadaşlarının halen nerede bulunduklarını sordu ve mağarada olduklarını öğrenince hepsi birlikte oraya gittiler. O, mağaraya başta girmeme müsaade ediniz, sizin geldiğinizi arkadaşlarıma haber vereyim, dedi. Mağaraya girmesiyle onu gören arkadaşlarını ve kendisini birdenbire uyku bastı. Arkasından girmek isteyen herkesi korku bastı ve hiç kimse içeriye girmedi.



Nihayet onlar bu gençlerin bulunduğu mağaranın yanında bir kilise yapıp, onu namaz kılmak üzere mescid edindiler.” Ashab-ı Kehf hadisesinden Kur’an’da, Kehf Suresi’nde bahsedilmektedir.

Bu genç insanlar putlara tapılan bir ortamda Tanrı’nın birliğine inanmaktaydılar, bu yüzden gördükleri baskılara dayanamayıp, yurtlarından kaçmışlar ve bir mağaraya sığınarak burada 300 yıl süren derin bir uykuya yatmışlardır ki halk arasında bu kişilere Yedi Uyurlar denilmektedir.



Yedi Uyurlar olayının değişik anlatımları Hıristiyanlar’ca da benimsenmiş ve olay, bu dinin mensuplarınca öldükten sonra dirilme kavramına da delil olarak gösterilmiştir.



Yine Hıristiyan inancına göre adı geçen mağara Efes kentinin yakınlarında, Panayır Dağı’nın eteklerinde bir yerde bulunmaktadır.

Mağaranın olduğu kabul edilen bölgede Taberî’nin bahsettiği kiliseye ait olduğu ileri sürülen kalıntılar ve bazı mezarlar da vardır.

Buna karşılık kimilerine göre söz konusu mağara Şam’da, kimilerine göre ise Tarsus’ta bulunmaktadır.

Halk arasında Yedi Uyurlar mağarası olduğu iddia edilen muhtelif yapıların fotoğraflarını da bu yazıya ekledik.

İçinde böyle çok sayıda ilginç olayın anlatıldığı Taberî Tarihi’ni, Millî Eğitim Bakanlığı’nın yayınlarını satan kitapevlerinden temin edebilirsiniz.





NOTLAR:



(1) Burada benekli hastalık olarak vasıflandırılan dert, ergenlik sivilcesi olmalıdır.



(2) Metinde Dekinis olarak adı geçen hükümdarın M. S. 201 ile 251 yılları arasında yaşamış olan Roma İmparatoru Quintus Traianus Decimus olduğu kabul edilmektedir.

Bu imparatorun zamanında giderek taraftar bulmaya başlayan Hıristiyanlığın Roma imparatorluğunun birden çok tanrıya tapınılan topraklarında yaşayan mensupları, miladın ilk yüzyıllarında büyük eziyet görmekteydiler. Yedi Uyurlar olayının özünde de bu vardır.














UTED - UÇAK TEKNİSYENLERİ DERNEĞİ

Dernek Adresi: İstanbul Caddesi Üstoğlu Apt. No:24 Kat.5 Daire:8 Bakırköy / İstanbul
TEL : (+90) (212) 542 13 00 / 543 29 74 00
Fax: +90 212 542 13 71
Lokal Tel: +90 212 571 39 23
uted@uted.org
info@uted.net
UTED PORTAL & UTED FORUM